Menü Kapat

Türkiye’den Örnekler

Cumhuriyet’in 100. yılına az bir süre kala, Türkiye’de birçok dev proje Kamu Özel Sektör (KÖİ) ve bu çerçevede Yap İşlet Devret (YİD) Modeli ile hayata geçiyor. Bunların bir kısmı tamamlanarak faaliyete girerken, bir kısmında ise çalışmalar sürüyor. Ulaştırma Bakanlığı ve kamunun verilerine göre; 1986 – 2019 arasında 246 proje KÖİ ve YİD sayesinde hayata geçti. Bu projeler 67 milyar TL harcandı. Bu miktarın içinde ulaştırma 41 milyar dolar ilk sırada yer alıyor. Ulaştırma sektörünü 11,9 milyar doları ile enerji, 11,5 milyar doları ile sağlık sektörü takip ediyor. Hâlihazırda 28 projenin yürütülmesine devam ediliyor.

Türkiye’de KÖİ ve YİD uygulamalarını enerji, otoyol, serbest bölgeler ve mahalli idareler alanında sıkça görebilmekteyiz.

Enerji alanında örneklerinin, başlangıçta 3096 sayılı Kanunla başlamış ve daha sonra 3996 sayılı Kanun Kapsamına alınmış uygulamalar göstermektedir. 3096 sayılı Kanuna göre;

– Çukurova Elektrik A.Ş.
– Kepez Elk.A.Ş.
– İstanbul’da Aktaş A.Ş.
vs.
gibi şirketlere elektrik enerjisi, üretimi, iletimi ve dağıtımı hakları verilmiştir.

Enerji alanında 1990 yılı sonlanna kadar 152 hidroelektrik santrali başvurusu yapılmış ancak bunlardan 25 adedinin uygulama sözleşmesi imzalanmış ancak bunlardan 19’u yürürlüğe konulmuş durumdadır. Bu HES’lerden;  Aksu-Çayköy, Hasanlar, Mudurnu ve Kısık projeleri uygulamaya girmiş bulunmaktadır.

Sözleşmesi imzalanıp inşası bitmek üzere olan HES’ler ise yaklaşık otuz civarında bulunmaktadır. Yine son dönemlerde YİD modeli çerçevesinde Maraş’ta Ceyhan Nehri üzerinde kurulan HES yaklaşık 585.8 milyon dolara mal olmakta ve hem finansal büyüklük bakımından ve hem de fiziksel boyutları bakımından en büyük YİD projelerinden birisi olarak kabul edilmektedir .

1996 yılında ise verilen rakamlara göre HES alanında 141 projeyle 11.8 milyar Dolar proje stoku bulunmaktaydı. Yine 1996 rakamlarına göre Türkiye’nin enerji alanında 25 milyar Dolar yatırıma ihtiyacı bulunmaktaydı*2 .

Yine DPT’nin verilerine göre; enerji alanında YİD proje miktarının yaklaşık 21 milyar Dolar olduğu görülmektedir.

Enerji Bakanlığının verilerine göre; YİD modeli kapsamında 12’si HES, 4’ü Doğal Gaz Santrali (DGS) ve 2 tanesi de Rüzgar Santrali olmak üzere 18 enerji santrali işletmeye alınmıştır. Bu santrallerin toplam kurulu gücü yaklaşık 1650 MW ve yıllık enerji üretimleri ise 11,5 milyar kWh civarındadır.

İşletmeye alınanlar yanında, YİD modeli kapsamında toplam kurulu gücü 981 MW ve yıllık enerji üretimi yaklaşık kVVh civarında olan 8 HES inşaatları ise sürdürülmektedir.

4501 sayılı Tahkim Kanununa göre; müracaatta bulunulan HES projesinden 6’sı Bakanlar Kurulunca onaylanmıştır.

1998 ve 1999 yıllarında devreye alınan kurulu gücün ortalama % 50si özel sektör yatırımı olarak gerçekleşmiştir .

Otoyol uygulamalarında başlangıçta 3465 sayılı Kanun ile bazı projelere izin verilmiş ve daha sonra bu sektör 3996 sayılı Kanun alanında düzenlenmiştir. 3465 sayılı Kanun çerçevesinde gerçekleştirilen yatırımlara örnek olarak 1.6 milyar Dolara mal olan 76 km’lik Kınalı-Sakarya Otoyolu verilebilir.

Yine bu alana dair bir çok örnek bulunmaktadır.

Serbest bölgecilik alanlarında YİD modeli kullanılmıştır. Bunun bilinen örnekleri Mersin Serbest Bölgesi, Antalya Serbest Bölgesi, Ege Serbest Bölgesi, Adana ve Trabzon Serbest bölgeleri olarak verilebilir.

YİD modelini mahalli idareler alanında da işlerlik kazandığını gözlemlemekteyiz. Örneğin Ankara Büyükşehir Belediyesi, Ankara Metrosunu bu model ile yabancılara yaptırmıştır. Yine Ankara’da Atakule alışveriş merkezi de örnek olarak verilebilir.

Yine İstanbul Büyükşehir Belediyesi de bu modelle doğal gaz şebekesi kurulması ve işletilmesini, hızlı tramvay yapımı, turistik oteller yapımını vermiştir. Yine İzmit Belediyesi içme suyu sorununun giderilmesi için yatırım tutan 705 milyon Dolan bulan içme suyu projesi işletme süresi 15 yıllığına olmak üzere yabancı ortaklara verilmiştir.

Türkiye son yıllarda ulaşım alanında dev projeleri bir bir hayata geçiriyor. Asya ile Avrupa arasında bir köprü konumunda olan Türkiye, bölgesel ve kıtalar arası ticarette de dünyanın ilgisini çekiyor. Bir yandan dev ulaşım projeleriyle ekonomide büyük bir atılım yapan Türkiye, diğer yandan da yeni istihdam alanları oluşturarak birçok kişiyi iş sahibi yapıyor. Türkiye’nin sanayi, ticaret ve turizm bölgelerini birbirine ve dünyaya bağlayacak dev projelerin bir kısmı tamamlanarak faaliyete geçerken, bir kısmında ise çalışmalar sürüyor.

Türkiye son yıllarda yaptığı ve planladığı mega projelerle büyük atılımlar gerçekleştirdi. Özellikle son zamanlarda Kanal İstanbul projesiyle gündemde olan “yap-işlet-devret” modeli ile 246 dev proje hayata geçirildi. Kamu-Özel sektör iş birliği ile yapılan ve Türkiye’ye çağ atlatan projelerin yatırım bedeli olan 63,8 milyar dolar bu modelle devletin kasasında kaldı.

Ulaşım, altyapı ve enerji alanlarında uygulanan ve Kanal İstanbul projesiyle yeniden gündeme gelen“yap işlet devret” modeli, meyvelerini vermeye devam ediyor. Özellikle yabancı yatırımcıları ülkeye çekmede en önemli enstrümanlardan biri olan KÖİ modeliyle Avrupa’nın ise en büyük pazarına sahip olan Türkiye, bugüne kadar 246 tarihi projeyi, devlet bütçesine yük olmadan  hayata geçirdi.

Finansal kaynak kullanmadan hem hizmet üreten hem de ülkeye döviz girişinin önünü açan özel finansman sayesinde, Türkiye’ye çağ atlatan projelerin toplam bedeli olan 63.8 milyar dolar devletin kasasına kaldı.

Maliyeti milyarlarca dolar tutan köprü, otoyol, tünel gibi altyapı projelerin neredeyse tamamı, kamu-özel ortaklığıyla milletin hizmetine sunuldu.

Kamu verilerine göre; 2000’li yılların başında kamu-özel ortaklıklı projelere yapılan projelere yapılan yatırım tutarı 10 milyar dolar seviyesindeyken bugün 6 kat arttı. ürkiye’de toplam yatırım tutarı 63,8 milyar dolar olan 246 kamu-özel iş birliği projesi uygulamaya konuldu. Bu projelerin toplam sözleşme değeri 139,8 milyar dolar oldu.

Sözleşmesi imzalanan 246 projenin sözleşme değerleri içinde 71,3 milyar dolarla en büyük payı havaalanı projeleri aldı. Bunu 28,7 milyar dolarla enerji ve 21,2 milyar dolarla otoyollar ve hizmet tesisleri izledi.

En düşük pay ise 140,5 milyon dolarla kültür ve turizm tesislerinin oldu. Enerji üretim tesisleri ise projelerin sektörel dağılımında ilk sırada yer aldı.

29 Ekim 2018’de yapılan resmi açılışın ardından hizmete başlayan İstanbul Havalimanı, bir yılda megapollerin nüfusundan fazla yolcu ağırladı.  2019’da 41 milyon kişinin kullandığı İstanbul Havalimanı’ndan 25 yılın sonunda 26 milyar euro kira bedeli olarak devletin kasasına girecek. 20 Aralık 2016’da yap-işlet-devret modeliyle hizmete alınan, Asya ve Avrupa kıtasını deniz tabanının altından birleştiren Avrasya Tüneli, ülke ekonomisine milyarlarca lira katkıda bulunuyor. 2 yılda 31,5 milyon aracın geçtiği Avrasya Tüp Geçidi’nin bir yılda sürücü ve ekonomiye katkısı; 1,2 milyar lira. Dünyanın en geniş, en uzun ve en yüksek kulesine sahip Yavuz Sultan Selim Köprüsü, bu zamana kadar 6 milyar lira gelir elde etti.

HES’ler ise ülke ekonomisine bugüne kadar 174 milyar liralık katkı sağladı. Enerji bağımlılığını azaltmak için yerli kaynakları devreye sokan Türkiye, son 17 yılda hizmete aldığı 553 HES’ten 667 milyar kilovatsaat elektrik enerjisi üretti.

İşte o dev projelerin bazıları;

– İstanbul Yeni Havalimanı: İstanbul’a yapılan 3. havalimanının temeli, 9 Haziran 2014’te atıldı. 2013 yılında yapılan ve Cumhuriyet tarihinin en büyüklerinden biri olan 3. havalimanı ihalesini, 22 milyar euro gibi bir bedelle gerçekleşti. Yapım maliyetinin 10 milyar euro olması öngörülen havalimanının ilk etabı 29 Ekim 2018’de açıldı. Avrupa yakasında, Karadeniz kıyısındaki bölgede yer alan İstanbul’un 3. havalimanı, Tayakadın ve Akpınar köyleri arasında 2 buçuk milyar metre küplük dolgu alanıyla 76.5 milyon metrekare alana yapılıyor. 165 yolcu köprüsünün yer alacağı 3. havalimanı, 500 uçak kapasiteli olacak. Yüksek teknoloji sistemleriyle donatılacak 3. havalimanı, 4 terminal binası, 8 kontrol kulesi, 6 pisti ile 16 taksi yolu, 70 bin araçlık otoparkta yer alacak. 4 etaptan oluşacak 3. havalimanı, 200 milyon yolcuya hizmet verecek. İlk etapta, yıllık yolcu kapasitesi 80 milyon yolcuya hizmet edecek havalimanında, 120 bini aşkın kişi iş sahibi olacak.

– Yavuz Sultan Selim Köprüsü: İstabul’un fethinin 560. yıldönümünde, 29 Mayıs 2013’te temeli atılan Yavuz Sultan Selim Köprüsü, İstanbul Boğazı’nın iki yakasını 3. kez birbirine bağladı. 26 Ağustos 2016’dahizmete açılan Yavuz Sultan Selim Köprüsü 3 milyar dolara mal oldu. Projenin inşaat aşamasında, yaklaşık 7 bin kişi, işletme aşamasında yaklaşık 500 kişi istihdam edildi. Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Marmara Otoyolu’nun işletmesi, 10 yıl 2 ay 20 günlük süreyle yapılacak. Bu süre sonunda Ulaştırma Bakanlığı’na teslim edilecek. Kara Yolları Genel Müdürlüğü verilerine göre; ağır tonajlı araçların Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü kullanmasıyla 2017 yılında Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nden geçen toplam araç sayısında bir önceki yıla oranla yaklaşık yüzde 12 azalma görüldü. Trafiğe kayıtlı araç sayısının 4 milyonu aştığı mega kentte, Avrasya Tüneli ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü kullananların sayısının artmasıyla, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nü kullananların oranı yüzde 12 azaldı.

– Marmaray: Türkiye’nin 153 yıllık rüyası Marmaray, 29 Ekim 2013’te hizmete açıldı. Ulaştırma Bakanlığı verilerine göre Marmaray’ın açılışı yapılan kısmı için 5,5 milyar lira harcandı, banliyö hatlarının iyileştirilmesiyle birlikte toplam maliyet 8 milyar lira oldu. Boğaz Tüp Geçişi İnşaatı, Tüneller ve İstasyonlar işi ihale edildi, ihaleyi alan ortak girişim ile Mayıs 2004’te sözleşme imzalanarak Ağustos 2004’te Türkiye’nin 1,5 asırlık rüyası için ilk kazma vuruldu. Delme ve batırma tünelleri olmak üzere 13,6 kilometresi yer altında ve deniz altında olacak toplam 76,6 kilometrelik Marmaray Projesi’nin en önemli aşamalarından biri olan Ayrılıkçeşme-Üsküdar-Kazlıçeşme-Yenikapı arasında delme tünellerin kazılmasına 21 Aralık 2006 tarihinde başlandı. İstanbul Boğazı’nın altından geçecek bir demiryolu tüneliyle ilgili ilk düşünce 1860 yılında Sultan Abdülmecid tarafından dile getirildi. İstanbul Boğazı altından geçiş ilk olarak deniz dibi üzerine inşa edilen sütunların üzerine yerleştirilen tünel olarak planlandı. Bu fikir, izleyen dönem içerisinde daha ileri düzeyde değerlendirildi ve 1902 yılında bir tasarım geliştirildi. Bu tasarımda İstanbul Boğazı’nın altından geçen bir demiryolu tüneli öngörülüyordu ancak tasarımda, deniz dibi üzerine yerleştirilen bir tünelden bahsedildi. O zamandan bu yana, çok farklı fikir ve düşünceler denendi ve yeni teknolojiler tasarıma dönüştü. İstanbul Boğazı’nın altından geçen bir demiryolu toplu ulaşım bağlantısı isteği, 1980’li yılların başlarında giderek arttı ve 1987’de ilk geniş kapsamlı fizibilite etüdü gerçekleştirildi. Çalışmalar sonucunda bugünkü projede belirlenen güzergah, en iyi güzergah olarak belirlendi. 1987 yılında ana hatlarıyla belirlenen proje, ilerleyen yıllarda tartışıldı ve 1995’te, daha detaylı etüt ve çalışmaların gerçekleştirilmesine ve 1987’deki yolcu talebi tahminleri dahil olmak üzere fizibilite etütlerin güncellenmesine karar verildi. Avrupa ve Asya yakasını İstanbul Boğazı’nın altından birleştiren Marmaray, Gebze ve Halkalı arasında konumlandırılan üç bölümden oluşuyor. 185 dakika süren Gebze ile Halkalı arası yolculuk süresi, Marmaray Projesi kapsamında iyileştirilmiş banliyö demiryolu sisteminin hizmete girmesiyle 105 dakikaya indi. Bostancı ve Bakırköy arası 37, Söğütlüçeşme ve Yenikapı arası 12 dakika oldu. Trenler, İstanbul Boğazı’nın Asya bölümündeki Üsküdar İstasyonu ile Avrupa yakasındaki Sirkeci arasını ise 4 dakikada kat etti. Böylece İstanbul Boğazı’nın altından Avrupa ile Asya arası yolculuk süresi de 4 dakikaya inmiş oldu. Açıldığı 2014 yılında yaklaşık 44 milyon yolcu taşındı. 2015 yılında 61 milyon, 2016 yılında yaklaşık 63 milyon ve 2017 yılında ise 64 milyona yakın yolcuyu taşıdı.

1915 Çanakkale Şehitler Köprüsü: 2022’de açılması planlanan 1915 Çanakkale Köprüsü’nün temeli 18 Mart 2018‘de atıldı. Köprü tamamlandığında “dünyanın en uzun aralıklı köprüsü” olacak.1915 Çanakkale Köprüsünü, yap-işlet-devlet modeliyle inşa edecek. Köprü ve otoyol yapımı için 10 milyar 354 milyon lira proje bedeliyle 5,5 yıllık yapım süresi dahil toplam 16 yıl 2 ay 12 gün işletme süresine sahip. Gelibolu’ya bağlı Sütlüce ile Lapseki ilçesindeki Şekerkaya mevkii arasına yapılacak Çanakkale 1915 Köprüsü’nün 18 ay erken bitirilmesi planlanıyor. İki yakanın birbirine, kenar açıklıklarıyla kendisinin toplam uzaklığı 3 bin 860 metre ve viyadükleriyle 5 kilometre üzerinde olacak köprünün iki ayak arasındaki açıklığı ise, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. kuruluş yıldönümü olan 2023’ü taçlandırmak için 2 bin 23 metre olarak belirlendi.

Avrasya Tüneli: Boğazın iki yakası arasındaki mesafeyi 15 dakikaya indiren Avrasya Tüneli, 20 Aralık 2016’da hizmete açıldı. 1 milyar 245 milyon dolarlık Avrasya Tüneli’ni tamamlayan firmalar, tüneli 24 yıl 5 ay boyunca işletecek. Avrasya Tüneli Projesi (İstanbul Boğazı Karayolu Tüp Geçişi Projesi), Asya ve Avrupa yakalarını, deniz tabanının altından geçen bir karayolu tüneliyle birbirine bağlıyor. İstanbul’da araç trafiğinin yoğun olduğu Kazlıçeşme-Göztepe hattında hizmet veren Avrasya Tüneli, toplam 14,6 kilometrelik bir güzergahı kapsıyor. Projenin 5,4 kilometrelik bölümü, deniz tabanı altına özel bir teknolojiyle inşa edilen iki katlı tünelden ve diğer metotlarla inşa edilen bağlantı tünellerinden oluşurken, Avrupa ve Asya yakalarında toplam 9,2 kilometrelik güzergahta yol genişletme ve iyileştirme çalışmaları yapıldı. Yüzde 95’ini Türk çalışanların oluşturduğu projede, günde 1800 kişiye istihdam sağlandı. Alanında lider yaklaşık 500 yerli ve uluslararası firma projede görev aldı ve danışmanlık sağladı. Proje yapım aşamasında, inşaat çalışmalarında yapılan harcamalar sayesinde Türkiye ekonomisine günde 1,5 milyon TL’lik iş hacmi yaratıldı. İlk yılında ekonomiye 1,2 milyar lira katkı sağladı.

Osmangazi Köprüsü: Dünyanın en büyük orta açıklıklı asma köprüleri arasında 4. sırada yer alan köprü, 30 Haziran 2016’da resmen açıldı. Osman Gazi Köprüsü, Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu Projesi’nin en büyük ayağını oluşturuyor. Otoyolun da tamamlanmasıyla yolculuk süresi yarıya düştü. 30 Mart 2013’te Yalova Altınova Hersek şantiyesinde düzenlenen törenle temeli atılan köprü, yaklaşık 39 ayda tamamlandı. Körfezin iki yakasını birleştiren 113 tabliyenin ilkinin 7 Ocak 2016’da monte edildiği köprüde son tabliye ise 21 Nisan 2016 tarihinde konuldu. 252 metre kule yüksekliğine, 35,93 metre tabliye genişliğine, 1550 metre orta açıklığına ve 2 bin 682 metre uzunluğa sahip köprünün yapımında 8 bin işçi çalıştı. Kuş türlerinin yaşadığı “Hersek Lagünü” için kavis verilen Osmangazi Köprüsü, bu özelliğiyle de tabiata ve biyolojik çeşitliliğe verilen önemi gösteren önemli yapılar arasında yer aldı. Toplam yatırım bedeli 9 milyar dolar olan Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu Projesi’nin en büyük ayağını oluşturan köprü sayesinde İzmit Körfezi 4 dakikada geçilebiliyor. Köprü 3 gidiş ve 3 geliş olmak üzere 6 şerit olarak hizmet veriyor. Köprüde ayrıca bir de hizmet şeridi var. Körfez geçiş köprüsü tamamlandığında, körfezi dolaşarak 2 saat, feribot ile 1 saat olan körfez geçiş süresi ortalama 6 dakikaya indi. İzmit Körfezi Geçiş Köprüsü 1.1 milyar dolarlık yatırımla gerçekleştirildi. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir